Bir çocuk her gün aynı arabaları aynı yoldan sürebilir. Defalarca kule yapıp yıkabilir. Evcilik oyununda sürekli annenin işe gittiği, bebeğin ağladığı bir sahne kurabilir. Yetişkin için değişmeyen ve bir süre sonra sıkıcı görünen bu oyun, çocuk açısından her seferinde yeniden yapılan bir çalışma olabilir.
Çocuk neden aynı oyunu tekrarlar? Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Tekrar; bir beceride ustalaşma, ne olacağını öngörebilme, küçük değişiklikleri deneme, bir deneyimi anlamlandırma ya da yalnızca tanıdık bir oyundan keyif alma ihtiyacıyla ilişkili olabilir.
Bu nedenle tekrar eden oyunu hemen durdurmak ya da her oyunun altında gizli bir psikolojik anlam aramak yerine, çocuğun oyunda neyi sürdürdüğünü ve nelerin yavaş yavaş değiştiğini gözlemlemek gerekir.
Tekrar, Çocuğun Öğrenme Yollarından Biridir
Yetişkinler bir işi öğrendiklerinde çoğu zaman tekrar yaptıklarını fark etmez. Araba kullanmak, bir enstrüman çalmak ya da yeni bir yazılımı kullanmak tekrar gerektirir. Küçük çocuk da dünyayı büyük ölçüde deneyerek ve yeniden deneyerek öğrenir.
Kuleyi tekrar tekrar yapan bir çocuk yalnızca aynı hareketi çoğaltmaz. Parçaların ağırlığını, dengeyi, yüksekliği ve devrilme anını araştırır. Topu aynı rampadan bırakan çocuk hızın ve eğimin sonucunu gözlemler. Yapbozu yeniden yapan çocuk parçaları hatırlamayı ve bir bütünü zihninde tutmayı çalışır.
Oyun, dikkat, çalışma belleği, problem çözme ve özdenetim gibi becerilerin pratik edildiği önemli bir gelişim alanıdır. Oyun içindeki tekrar da bu becerilerin giderek daha düzenli kullanılmasına yardımcı olabilir.
Çocuk oyunu tekrar ettiğinde yalnızca “bildiği şeyi” yapmıyor olabilir. Bildiği şeyin sınırlarını araştırıyor olabilir.
Aynı Oyun Gerçekten Hep Aynı mıdır?
Dışarıdan bakıldığında oyun değişmiyor gibi görünebilir. Oysa yakından izlendiğinde küçük farklılıklar ortaya çıkar.
Çocuk ilk gün kuleyi beş parçayla yaparken ertesi gün daha dar bir parça seçebilir. Arabalar önce yalnızca çarpışırken zamanla bir tamirci, hastane ya da kurtarma aracı oyuna girebilir. Bebek önce sürekli ağlarken sonraki oyunlarda öğretmen, doktor veya arkadaş tarafından sakinleştirilebilir.
Bu küçük değişiklikler, çocuğun oyun içinde yeni ihtimaller denediğini gösterir.
Oyun temelli öğrenmenin önemli özelliklerinden biri de yinelemeli olmasıdır: Çocuk bir fikir geliştirir, sonucu görür, yeniden dener ve gerektiğinde kullandığı yolu değiştirir. Bu nedenle yetişkinin yalnızca oyunun konusuna değil, tekrarlar arasındaki küçük farklara da bakması gerekir.
“Yine aynı şeyi oynuyor” demek yerine şu sorular daha açıklayıcıdır:
- Oyunda hiç değişmeyen şey nedir?
- Önceki oyuna göre yeni eklenen bir ayrıntı var mı?
- Çocuk neyi kontrol etmeye veya öğrenmeye çalışıyor?
- Oyun ilerledikçe daha fazla esneklik ortaya çıkıyor mu?
Tekrar Çocuğa Öngörülebilirlik Sağlayabilir
Çocukların dünyasında birçok şey yetişkinlerin kararlarına bağlıdır. Ne zaman evden çıkılacağına, okulun ne zaman başlayacağına, oyunun ne zaman biteceğine veya bir sonraki gün ne olacağına çoğunlukla çocuk karar vermez.
Tanıdık bir oyun ise sonucu tahmin edebildiği bir alan yaratır.
Saklanma oyununda yetişkinin yeniden ortaya çıkacağını bilmek, sevilen bir hikâyenin aynı cümlesini beklemek veya bir oyuncağın her seferinde aynı biçimde düşmesini görmek çocuğa öngörülebilirlik sunabilir. Amerikan Pediatri Akademisi de tekrarlanan oyunların çocuklara sırada ne olacağını tahmin etmenin verdiği keyfi sunduğunu ve karşılıklı sosyal etkileşimi desteklediğini belirtir.
Bu nedenle tekrar bazen yalnızca öğrenmek için değil, rahatlamak için de kullanılır.
Özellikle okula başlama, taşınma, bakım veren değişikliği veya yeni bir kardeşin doğumu gibi yaşamın daha belirsiz olduğu dönemlerinde çocuk daha tanıdık oyunlara yönelebilir. Ancak bu durumdan tek başına belirli bir psikolojik sonuç çıkarılmamalıdır. Aynı oyun farklı çocuklar için farklı anlamlar taşıyabilir.
Çocuk Bir Deneyimi Oyun İçinde Yeniden Kurabilir
Çocuklar yaşadıkları her şeyi yetişkinler gibi ayrıntılı biçimde anlatamaz. Bazen yaşanan bir olay, oyun içinde yeniden ortaya çıkar.
Doktora gittikten sonra oyuncaklara sürekli iğne yapan bir çocuk, hastane deneyimini yeniden kuruyor olabilir. Okula yeni başlayan bir çocuk evcilik oyununda tekrar tekrar ayrılma ve yeniden buluşma sahneleri oynayabilir. Bir arkadaş çatışmasının ardından oyuncak karakterler sürekli oyundan çıkarılıp yeniden kabul edilebilir.
Burada oyun, yaşanan olayın birebir kaydı değildir. Çocuk rolleri değiştirebilir, sonucu yeniden yazabilir veya bu kez oyunun kontrolünü kendisi üstlenebilir.
Fakat her oyun sembolik olarak çözülmesi gereken bir şifre değildir. Kule yıkan bir çocuğun mutlaka öfkeli, doktorculuk oynayan bir çocuğun mutlaka kaygılı olduğu söylenemez. Sağlıklı yaklaşım, oyuna kesin anlam yüklemek yerine çocuğun genel yaşamı, duyguları, ilişkileri ve oyunun zaman içindeki gelişimiyle birlikte düşünmektir.
Çocuk Neden Aynı Oyunu Tekrarlar ve Yetişkin Ne Yapmalıdır?
Yetişkinin ilk görevi oyunu değiştirmek değil, gözlemlemektir.
Çocuk kendi oyununun içindeyken art arda soru sormak oyunun akışını bozabilir:
“Bu kim?”
“Neden ağlıyor?”
“Şimdi ne olacak?”
“Başka bir oyun oynasak mı?”
Bunun yerine yetişkin, çocuğun yaptığı şeyi sade biçimde tarif edebilir:
“Bu kez kuleyi daha yüksek yaptın.”
“Araba yine köprüden düştü.”
“Bebek gideni bekliyor.”
Bu tür cümleler oyunu ele geçirmeden çocuğa görülme deneyimi sunar.
Çocuk yetişkini oyuna davet ederse onun kurduğu çerçeveyi takip etmek daha uygundur. Yetişkin küçük bir olasılık sunabilir ancak oyunun yönünü değiştirmekte ısrar etmemelidir:
“Tamirci için bir kutu ister misin?”
“Bu yolun başka bir çıkışı olabilir mi?”
“Bebek yardım isteyecek mi, yoksa biraz bekleyecek mi?”
Çocuk öneriyi kabul etmeyebilir. Bu da oyunun kendi ihtiyacı doğrultusunda ilerlediğini gösterir.
Oyunu Zenginleştirmek ile Oyunu Bozmak Arasındaki Fark
Çocuğun tekrar eden oyununa yeni malzemeler sunmak yararlı olabilir. Arabaların yanına tahta parçaları, tüpler veya doğal malzemeler koymak yeni yolların ortaya çıkmasını sağlayabilir. Evcilik alanına farklı kumaşlar, çantalar veya yazı malzemeleri eklemek hikâyeyi genişletebilir.
Ancak her tekrar görüldüğünde oyunu “daha eğitici” hâle getirmeye çalışmak gerekmez.
Yetişkinin yeni malzemeyi sunmasıyla çocuğun oyunu bırakıp yetişkinin hazırladığı görevi yerine getirmesi aynı şey değildir. Oyun çocuğun seçimi, merakı ve yönü korunabildiği ölçüde oyun olarak kalır. NAEYC, yetişkin yönlendirmesi arttıkça etkinliğin çocuk tarafından oyun olarak algılanma ihtimalinin azalabileceğini vurgular.
Bazen çocuğun ihtiyacı yeni bir fikir değil, başladığı oyunu yeterince uzun sürdürebilmektir.
Anaokulunda Tekrar Eden Oyuna Nasıl Alan Açılabilir?
Okul programı sürekli kısa etkinliklerle bölündüğünde çocuk kurduğu oyuna geri dönmekte zorlanabilir. Oyunun derinleşebilmesi için kesintisiz zaman, erişilebilir malzeme ve mümkün olduğunda devamlılık gerekir.
Nova’da öğretmen, çocuğun bir oyunu tekrar etmesini hemen “yeni bir etkinliğe geçme” gereği olarak değerlendirmez. Önce oyundaki örüntüyü gözlemlemeye çalışır. Çocuğun neyi denediğine, hangi ilişkileri kurduğuna ve tekrarlar arasında neyin değiştiğine bakar.
Mümkün olduğunda çocukların yarım kalan yapılarına daha sonra dönebilmeleri, aynı malzemeyi yeniden kullanmaları ve bahçede başlayan bir araştırmayı sürdürmeleri için alan açılır. Öğretmenin görevi oyunun sonucunu belirlemek değil; güvenliği korumak, gerektiğinde malzeme sunmak ve çocuğun ilişki kurmakta zorlandığı yerde küçük bir köprü oluşturmaktır.
Tekrar eden oyunun duygusal olarak yoğunlaştığı durumlarda öğretmen gözlemleri aileyle ve gerektiğinde okulun oyun terapistiyle birlikte düşünülebilir. Buradaki amaç oyundan tanı çıkarmak değil, çocuğun genel deneyimini daha dikkatli anlamaktır.
Tekrar Eden Oyun Ne Zaman Daha Yakından İzlenmelidir?
Aynı oyunu oynamak tek başına gelişimsel bir sorun göstermez. Değerlendirmede tekrarın varlığından çok esneklik, çocuğun yaşadığı sıkıntı ve günlük yaşam üzerindeki etkisi önemlidir.
Şu durumlar birlikte ve süreklilik içinde görülüyorsa çocuk doktoru veya çocuk gelişimi alanında çalışan bir uzmana danışılabilir:
- Oyundaki en küçük değişiklik yoğun ve uzun süren sıkıntıya yol açıyorsa,
- Çocuk farklı oyunlara veya ortak etkileşime neredeyse hiç geçemiyorsa,
- Tekrar günlük yaşamını, ilişkilerini veya okula katılımını belirgin biçimde sınırlandırıyorsa,
- Dil, sosyal iletişim, hareket veya diğer gelişim alanlarında da kaygılar bulunuyorsa,
- Çocuğun oyununda belirgin bir korku veya yoğun sıkıntı sürekli tekrarlanıyor ve zamanla hafiflemiyorsa.
Tek bir davranış üzerinden tanısal sonuç çıkarılmamalıdır. Gelişimsel değerlendirme; çocuğun oyun, dil, hareket, öğrenme, davranış ve duygusal gelişimini birlikte ve zaman içinde ele alır. Bir ebeveynin veya öğretmenin gelişimle ilgili kaygısı varsa, standart gelişim taraması ve gerektiğinde kapsamlı değerlendirme uygun sonraki adımlardır.
Sonuç
Çocuğun aynı oyunu tekrar etmesi çoğu zaman hayal gücünün sınırlı olduğunu değil, bir şey üzerinde çalıştığını gösterir.
Bu çalışma bazen bedensel bir beceriyi geliştirmek, bazen neden-sonuç ilişkisini araştırmak, bazen öngörülebilirlik kurmak, bazen de yaşanan bir deneyime yeniden yaklaşmak olabilir.
Yetişkinin görevi her tekrarın anlamını çözmek değildir. Daha değerli olan; oyunu aceleyle kesmemek, küçük değişimleri fark etmek, çocuğun seçimine alan açmak ve gerektiğinde dikkatli bir eşlik sunmaktır.
Çocuk bazen aynı oyuna dönerek yerinde saymaz. O oyunun içinde, dışarıdan hemen görünmeyen küçük adımlarla ilerler.
Sık Sorulan Sorular
Çocuğun haftalarca aynı oyunu oynaması normal mi?
Tekrar eden oyun çocuğun keyif aldığı, zaman içinde küçük değişiklikler yaptığı ve başka ilişki veya etkinliklere de geçebildiği sürece tek başına kaygı nedeni değildir. Süreden çok oyunun ne kadar esnek olduğu ve günlük yaşamı sınırlandırıp sınırlandırmadığı önemlidir.
Çocuğu başka oyunlara yönlendirmek gerekir mi?
Zorla yönlendirmek gerekmez. Yeni malzemeler veya küçük seçenekler sunulabilir; ancak çocuğun sürdürdüğü oyuna saygı gösterilmelidir. Tekrar, henüz tamamlanmamış bir öğrenme veya anlamlandırma sürecinin parçası olabilir.
Sürekli kavga, çarpışma veya yaralanma oyunu oynaması sorun mudur?
Oyunun konusu tek başına yeterli değerlendirme sağlamaz. Çocuğun oyundan keyif alıp almadığına, rolleri değiştirip değiştirebildiğine, gerçek yaşamda belirgin saldırganlık veya sıkıntı bulunup bulunmadığına ve oyunun zamanla dönüşüp dönüşmediğine bakılmalıdır.
Kaynakça
- Yogman, M. ve diğerleri. (2018). The Power of Play: A Pediatric Role in Enhancing Development in Young Children. Pediatrics, 142(3), e20182058. DOI: 10.1542/peds.2018-2058.
- NAEYC. (2020). Principles of Child Development and Learning and Implications That Inform Practice.
- Hirsh-Pasek, K. ve diğerleri. (2022). The Power of Playful Learning in the Early Childhood Setting. NAEYC.
- Center on the Developing Child at Harvard University. (2022). Brain-Building Through Play.
- Centers for Disease Control and Prevention. (2026). Developmental Monitoring and Screening.