Dönem sonunda çocuğunuzun anaokulu gelişim raporu elinize ulaştığında muhtemelen ilk yaptığınız şey, dikkatinizi çeken ifadeleri aramak olur.
“Yaşına uygun.”
“Gelişmekte.”
“Desteklenmeli.”
“Beklenen düzeyde.”
“Arkadaşlarıyla iletişimi güçlü.”
“Duygularını ifade etme konusunda desteğe ihtiyaç duyuyor.”
Bu ifadelerin bazıları ebeveyni rahatlatabilir, bazıları ise kaygılandırabilir. Özellikle “desteklenmeli” ya da “gelişmekte” gibi bir değerlendirme görüldüğünde ilk soru genellikle şudur:
“Çocuğumda bir problem mi var?”
Oysa gelişim raporunu bir karne gibi okumak, okul öncesi dönemde yapılan değerlendirmenin anlamını önemli ölçüde kaçırmamıza neden olabilir.
Çünkü küçük çocukların gelişimi, “başarılı-başarısız” veya “yapıyor-yapamıyor” biçiminde iki kategoriye ayrılamaz. Çocuğun bir davranışı hangi ortamda gösterdiği, ne kadar yetişkin desteğine ihtiyaç duyduğu, birkaç ay önce aynı durumda ne yaptığı ve zaman içinde nasıl değiştiği en az davranışın kendisi kadar önemlidir.
Millî Eğitim Bakanlığının 2024 Okul Öncesi Eğitim Programı da değerlendirmeyi tek bir sonuçtan çok, çocuğun gelişiminin süreç içinde ve sistematik biçimde izlenmesi olarak ele alıyor. Programda gözlem, çocukların yapabildiklerini ve desteklenmesi gereken alanları anlamanın temel araçlarından biri olarak tanımlanıyor.
Bu nedenle gelişim raporunun asıl değeri, çocuğunuzu birkaç kelimeyle tanımlamasında değil; onun gelişimi hakkında öğretmenle daha nitelikli bir konuşma başlatabilmesindedir.
Gelişim raporu bir karne değildir
İlk ayrımı burada yapmak gerekiyor.
İlkokul veya daha ileri eğitim dönemlerindeki bir sınavda öğrencinin belirli bir bilgiyi bilip bilmediği ölçülebilir. Okul öncesindeki gelişim değerlendirmesi ise çok daha hareketli bir alanla ilgilenir.
Dört yaşındaki bir çocuk bugün montunu tamamen kendi başına giyebilir, ertesi gün öğretmeninden yardım isteyebilir.
Arkadaşlarıyla bahçede son derece girişken olabilir ancak kalabalık bir grup etkinliğinde konuşmak istemeyebilir.
Evde uzun uzun hikâye anlatırken okulda yetişkinlerin yanında daha az konuşabilir.
Annesinden ayrılırken zorlanmasına rağmen birkaç dakika sonra sınıfın günlük yaşamına rahatlıkla katılabilir.
Bunların hiçbiri tek başına çocuğun bir beceriye “sahip olduğu” ya da “olmadığı” anlamına gelmez.
Erken çocukluk değerlendirmesine ilişkin uluslararası mesleki standartlar da çocukların farklı durumlarda gözlenmesini öneriyor. NAEYC, değerlendirmede günlük rutinlerin, oyunun, spontan etkileşimlerin, grup çalışmalarının ve bireysel etkinliklerin birlikte göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguluyor.
Dolayısıyla bir anaokulu gelişim raporu okurken yalnızca sonucun ne olduğuna değil, öğretmenin o sonuca nasıl ulaştığına da bakmak gerekir.
Rapordaki bir ifadeyi davranışa çevirmeye çalışın
Şöyle bir ifade gördüğünüzü düşünelim:
“Duygularını ifade etme konusunda desteklenmelidir.”
Bu cümlenin altında birbirinden oldukça farklı durumlar bulunabilir.
Çocuk üzüldüğünde ne hissettiğini söylemek yerine ağlıyor olabilir.
Öfkelendiğinde duygusunu ifade edebiliyor ancak karşısındaki çocuğa ne istediğini söylemekte zorlanıyor olabilir.
Öğretmeniyle rahatça konuşmasına rağmen akranlarıyla yaşadığı anlaşmazlıklarda sözcük bulamayabilir.
Ya da genel olarak duygularını ifade edebildiği halde yalnızca hayal kırıklığı yaşadığında yetişkin desteğine ihtiyaç duyabilir.
Bu örneklerin her birinde gelişimsel olarak üzerinde düşünülecek konu farklıdır.
Bu nedenle raporda genel bir ifade gördüğünüzde öğretmene sorulabilecek ilk soru şudur:
“Bunu en çok hangi durumlarda gözlemliyorsunuz?”
Bu basit soru, soyut bir değerlendirmeyi günlük yaşamda gözlenebilen bir davranışa dönüştürür.
“Hangi ortamda?” sorusu neden önemli?
Çocuk davranışını ortamdan bağımsız düşünmek kolay değildir.
Örneğin raporda:
“Grup çalışmalarına katılmakta zorlanıyor.”
yazdığını düşünelim.
Bunu “Çocuğum sosyal değil” şeklinde okumak oldukça büyük bir sıçrama olur.
Önce şunları anlamak gerekir:
Çocuk serbest oyunda arkadaşlarıyla ilişki kurabiliyor mu?
İki veya üç çocukla oynarken rahat mı?
Kalabalık etkinliklerde mi geri çekiliyor?
Yeni başlayan etkinliklerde önce izlemeyi mi tercih ediyor?
Öğretmenin davetiyle gruba katılabiliyor mu?
İlgisini çeken bir konu olduğunda davranışı değişiyor mu?
Aynı çocuk küçük bir grupta son derece katılımcı, bütün sınıfın bulunduğu bir etkinlikte ise daha sessiz olabilir.
Bu bir “çelişki” değildir. Çocuğun farklı sosyal koşullarda farklı kapasitelere erişebildiğini gösterir.
Gelişim değerlendirmesinin günlük yaşama dayalı ve farklı bağlamlardan bilgi toplaması gerektiği, erken çocukluk değerlendirme standartlarının temel ilkelerinden biridir. Head Start da değerlendirmeyi tek bir anda yapılan ölçüm yerine, gözleme dayalı ve çocuğun gelişimini zaman içinde izleyen devamlı bir süreç olarak tanımlar.
En önemli bilgilerden biri: Zaman içinde ne değişti?
Gelişim raporundaki bir başka önemli soru şudur:
“Dönemin başında nasıldı, şimdi nasıl?”
Çünkü çocuğun bulunduğu nokta kadar hareket ettiği yön de önemlidir.
Örneğin öğretmen şöyle diyebilir:
“Eylül ayında bir arkadaşı oyuncağını aldığında hemen ağlayıp oyundan uzaklaşıyordu. Şimdi hâlâ zorlanıyor ama önce arkadaşına ‘Ben oynuyordum’ demeyi deniyor. Çözemediğinde öğretmeninden yardım istiyor.”
Burada çocuk hâlâ desteğe ihtiyaç duyuyor olabilir.
Fakat önemli bir gelişim gerçekleşmiştir.
Başka bir örnekte çocuk dönem başında grup etkinliğine hiç katılmak istemezken birkaç ay sonra etkinliği dışarıdan izleyip son bölümüne dahil olmaya başlamış olabilir.
Gelişimi yalnızca “şu anda yapabiliyor mu?” sorusuyla değerlendirirsek bu ilerlemeyi kaçırabiliriz.
Çocuk gelişimi doğrusal değildir. Bazı dönemlerde hızlı değişimler olur, bazı alanlarda ilerleme daha yavaştır. Yeni kardeş, hastalık, taşınma, okula başlama, uzun bir tatil veya aile yaşamındaki değişiklikler de çocuğun davranışlarını geçici olarak etkileyebilir.
Bu nedenle tek bir anın fotoğrafından çok filmin tamamına bakmak gerekir.
“Evde hiç böyle yapmıyor” diyorsanız…
Gelişim görüşmelerinde velilerden sık duyulan cümlelerden biri şudur:
“Ama evde hiç böyle değil.”
Bu cümle önemli bir bilgidir.
Fakat öğretmenin gözleminin yanlış olduğu anlamına gelmez.
Ev ile anaokulu çocuk açısından oldukça farklı iki sosyal ortamdır.
Evde çocuk çoğu zaman birkaç yetişkinle ve kardeşleriyle ilişki kurar. Okulda ise aynı anda pek çok çocukla alanı, oyuncakları, yetişkinin dikkatini ve günlük düzeni paylaşması gerekir.
Evde istediği oyuncağa hemen ulaşabilen bir çocuk okulda sıra beklemek durumunda kalabilir.
Evde konuşkan olan bir çocuk sınıf grubunda söz almak konusunda daha temkinli davranabilir.
Okulda son derece bağımsız davranan başka bir çocuk ise eve geldiğinde ebeveyninden çok daha fazla yardım isteyebilir.
Bu nedenle daha verimli soru:
“Hangimiz çocuğu doğru görüyoruz?”
değildir.
Asıl soru şudur:
“Çocuğun davranışı iki ortamda neden farklılaşıyor?”
Aile ve öğretmenin gözlemlerini bir araya getirmek gelişim değerlendirmesini zenginleştirir. Amerikan Pediatri Akademisi de gelişimin izlenmesinde ebeveyn gözlemleriyle eğitimciler ve diğer profesyonellerden gelen bilgilerin birlikte değerlendirilmesini önerir.
“Desteklenmeli” yazıyorsa öğretmene ne sorulmalı?
Bir gelişim raporunda “desteklenmeli” ifadesi görmek bazı ebeveynlerde hemen evde yeni çalışmalar yapma isteği oluşturabilir.
“Bize çalışma kâğıdı verin.”
“Evde her gün yaptırayım.”
“Ne kadar tekrar etmemiz gerekiyor?”
Oysa okul öncesi dönemde her gelişim alanının cevabı daha fazla egzersiz değildir.
Bazen ihtiyaç çocuğa daha fazla zaman vermektir.
Bazen yetişkinin daha az yardım etmesidir.
Bazen bir becerinin günlük yaşam içinde tekrar tekrar deneyimlenmesidir.
Bazen küçük grup ortamı oluşturulmasıdır.
Bazen öğretmenin çocuğa kullanabileceği bir cümleyi modellemesidir.
Bu yüzden raporda desteklenmesi gereken bir alan gördüğünüzde şu soruyu ekleyin:
“Siz okulda bunu nasıl destekliyorsunuz?”
Ardından:
“Hangi yaklaşımın işe yaradığını gözlemlediniz?”
Bu iki soru önemlidir. Çünkü gelişim raporu yalnızca çocuğun neyi yapamadığının listesi olmamalıdır. Öğretmenin topladığı bilgi, aynı zamanda eğitim ortamını ve öğretmen desteğini nasıl düzenleyeceğini belirlemelidir.
MEB’in değerlendirme yaklaşımı da gözlem sonuçlarının yalnızca raporlanmasını değil, çocuğun gelişimini destekleyecek kararların alınmasında kullanılmasını öngörüyor. NAEYC de değerlendirmenin öğretim planlamasına ve her çocuk için verilecek desteğin düzenlenmesine hizmet etmesi gerektiğini belirtir.
Çocuğu sıfatlarla değil, davranışlarla anlamaya çalışın
Bir gelişim raporunda dikkat edilmesi gereken konulardan biri de kullanılan dildir.
“Çekingen.”
“İnatçı.”
“Dikkatsiz.”
“Agresif.”
“Uyumsuz.”
gibi kelimeler ilk bakışta kısa ve anlaşılır görünebilir. Fakat çocuğun davranışını açıklamak yerine çocuğun kendisini tanımlamaya başladıklarında bilgi değerleri azalır.
Örneğin:
“Çekingen.”
yerine:
“Yeni bir gruba girdiğinde önce bir süre izlemeyi tercih ediyor; öğretmenin davetiyle oyuna daha kolay katılıyor.”
çok daha fazla bilgi verir.
“Dikkatsiz.”
yerine:
“Uzun süren masa başı etkinliklerinde yaklaşık on dakika sonra başka uyaranlara yöneliyor; hareket içeren çalışmalarda katılımını daha uzun sürdürüyor.”
ifadesi bize üzerinde düşünebileceğimiz bir davranış sunar.
Çocuk gelişimini anlamada amaç çocuğun kim olduğunu birkaç sıfatla belirlemek değil, hangi koşullarda nasıl davrandığını görmektir.
Tek bir rapordan tanısal sonuç çıkarılabilir mi?
Hayır.
Bu nokta özellikle önemli.
Bir anaokulu gelişim raporu, gelişimsel veya psikiyatrik tanı aracı değildir.
Rapor öğretmenin sistematik gözlemlerini, çocuğun güçlü yanlarını, gelişmekte olan becerilerini ve destek ihtiyacını görünür hale getirebilir. Bazı gözlemler daha ayrıntılı değerlendirme yapılması gerektiğini de düşündürebilir.
Ancak “dikkatini sürdürmekte zorlanıyor” ifadesinden dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu; “arkadaşlarıyla iletişim kurmakta zorlanıyor” ifadesinden otizm; “grup içinde konuşmuyor” ifadesinden herhangi bir tanı çıkarmak doğru değildir.
Gelişimsel tarama dahi tanı koymaz; daha ayrıntılı değerlendirmeye ihtiyaç olup olmadığını belirlemeye yardımcı olur. Amerikan Pediatri Akademisi, gelişimsel izlemi zaman içinde sürdürülen bir süreç olarak tanımlar ve gerektiğinde geçerli tarama araçları ile uzman değerlendirmesinin kullanılmasını önerir.
Dolayısıyla gelişim raporundaki bir ifade kaygı uyandırıyorsa ilk yapılacak şey internette tanı aramak değil, gözlemi ayrıntılandırmaktır.
Güçlü yanları da konuşun
Gelişim görüşmeleri bazen doğal olarak çocuğun zorlandığı alanlara yoğunlaşır.
Fakat sağlıklı bir okul öncesi gelişim raporu, çocuğun güçlü yanlarını da görünür kılmalıdır.
Üstelik “Her şeyi çok iyi” gibi genel bir övgüden söz etmiyoruz.
Daha somut sorular sorun:
“Onu en güçlü gördüğünüz alan nedir?”
“Hangi etkinliklerde daha çok inisiyatif alıyor?”
“Arkadaşları ondan hangi durumlarda destek istiyor?”
“En çok neyi merak ediyor?”
“Bir şey zor geldiğinde hangi kaynaklarını kullanıyor?”
Bu sorular önemli çünkü gelişim yalnızca eksiklerin kapatılması değildir.
Örneğin sözel olarak kendini ifade etmekte zorlanan bir çocuk oyunda oldukça yaratıcı olabilir. Yeni sosyal ortamlarda temkinli davranan bir çocuk güçlü bir gözlem kapasitesine sahip olabilir. Hareket ihtiyacı yüksek bir çocuk bedensel etkinliklerde son derece becerikli olabilir.
Çocuğu bütünlüklü görmek, desteğe ihtiyaç duyduğu alanların yanında elindeki kaynakları da fark etmeyi gerektirir.
Gelişim görüşmesine giderken not alabileceğiniz sorular
Raporu görüşmeden önce okuyup iki veya üç başlığı işaretlemek çoğu zaman yeterlidir. Görüşmenin bir kontrol listesine dönüşmesine gerek yoktur.
Yine de aşağıdaki sorular içinden çocuğunuz için anlamlı olanları not edebilirsiniz:
- Bu gözlemi en çok hangi durumlarda yapıyorsunuz?
- Dönemin başından bugüne burada nasıl bir değişim gördünüz?
- Bu davranış her ortamda mı ortaya çıkıyor, belirli durumlarda mı?
- Birebir ilişkide ve grup içinde farklılaşıyor mu?
- Arkadaşlarıyla ilişkisinde nasıl görünüyor?
- Zorlandığında sizden nasıl yardım istiyor?
- Siz okulda bu alanı nasıl destekliyorsunuz?
- Hangi müdahale veya yaklaşımın daha çok işe yaradığını gördünüz?
- Evdeki gözlemimizle okuldaki gözlemin farklı olmasını nasıl yorumluyorsunuz?
- Şu anda en güçlü gördüğünüz gelişim alanı hangisi?
- Önümüzdeki birkaç ay boyunca özellikle takip etmemizi önerdiğiniz konu nedir?
- Evde yapmamızı önerdiğiniz bir şey var mı? Yapmamamız gereken bir şey var mı?
- Bu durum için şu aşamada yalnızca izlem yeterli mi, yoksa başka bir değerlendirme gerekli mi?
Bu soruların amacı öğretmeni sorgulamak değildir. Ailenin ve okulun aynı çocuğa farklı ortamlardan baktığı iki gözlem alanını bir araya getirmektir.
İyi bir gelişim raporunda ne aramalıyız?
İyi hazırlanmış bir gelişim raporu okunduğunda ebeveyn çocuğunun yalnızca hangi alanlarda “iyi” veya “gelişmekte” olduğunu öğrenmemelidir.
Rapor ve onun etrafında yapılan görüşme bize şunları düşündürebilmelidir:
Çocuk nelerden hoşlanıyor?
Nerelerde daha rahat hareket ediyor?
Hangi durumlar onu zorluyor?
Zorlandığında ne yapıyor?
Yetişkin desteğini nasıl kullanıyor?
Arkadaşlarıyla nasıl ilişki kuruyor?
Birkaç ay içinde neler değişti?
Öğretmen bu gelişimi nasıl destekliyor?
Bundan sonra neyi izleyeceğiz?
Bu bakış açısıyla gelişim raporu bir sonuç belgesi olmaktan çıkar ve çocuk hakkında düşünmenin araçlarından biri haline gelir.
Nova’da gelişim takibine nasıl bakıyoruz?
Bir anaokulunda gelişim takibinin niteliğini belirleyen şey, velilere dönem sonunda kaç sayfalık rapor verildiği değildir.
Asıl mesele öğretmenin çocuk hakkında o raporu doldurabilecek kadar gerçek gözleme sahip olup olmadığıdır.
Nova Anaokulu’nda çocukların günlük yaşam içindeki ilişkilerini, oyunlarını, bağımsızlaşma süreçlerini, öğretmenle kurdukları bağı ve grup içindeki değişimlerini önemseyen bir yaklaşım benimsiyoruz. Gelişimi tek bir davranış üzerinden değerlendirmek yerine öğretmen gözlemini, aileden gelen bilgiyi ve gerektiğinde psikolog desteğini birlikte düşünmeye çalışıyoruz.
Çünkü ebeveynin çocuğu evde gördüğü yer ile öğretmenin sınıfta gördüğü yer aynı değildir. Bu iki bakış birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan bilgi kaynaklarıdır.
Bir Bahçeşehir anaokulu araştırırken velilerin okula sorabileceği önemli sorulardan biri de bu nedenle şudur:
“Çocuğumun gelişimini nasıl takip ediyor ve benimle nasıl paylaşıyorsunuz?”
Verilen cevabın kullanılan formun isminden çok, okulun çocuğu nasıl gözlemlediğini anlatması önemlidir.
Anaokulu gelişim raporu bize aslında ne söylemeli?
Bir gelişim raporunun amacı çocuğu birkaç kategoriye yerleştirmek değildir.
İyi bir anaokulu gelişim raporu şu cümleyi kurmamıza yardımcı olmalıdır:
“Çocuğumuzun bugün nerede olduğunu, birkaç ay önce nerede bulunduğunu ve bundan sonra onu nasıl destekleyebileceğimizi biraz daha iyi anlıyoruz.”
Bu nedenle raporu elinize aldığınızda yalnızca “iyi”, “gelişiyor” veya “desteklenmeli” ifadelerine bakmayın.
Davranışın bağlamını sorun.
Zaman içindeki değişimi sorun.
Öğretmenin ne yaptığını sorun.
Çocuğun hangi desteği kullanabildiğini sorun.
Güçlü yanlarını sorun.
Ve belki de görüşmenin sonunda en değerli soruyu sorun:
“Sizce şu anda çocuğumuzu anlamak için bilmemiz gereken en önemli şey ne?”
Gelişim raporunun gerçek değeri çoğu zaman kutucukların içinde değil, bu sorudan sonra başlayan konuşmada ortaya çıkar.
Sık Sorulan Sorular
Anaokulu gelişim raporu nedir?
Anaokulu gelişim raporu, çocuğun okul öncesi dönemde bilişsel, dil, sosyal-duygusal, fiziksel gelişim ve sağlık gibi alanlarda gösterdiği gelişimin öğretmen gözlemleri doğrultusunda değerlendirilmesini sağlar. MEB programında değerlendirme süreç odaklıdır ve dönem boyunca yapılan gözlemlerden yararlanılır.
Gelişim raporunda “desteklenmeli” yazması bir problem olduğu anlamına gelir mi?
Hayır. Bir becerinin desteklenmesi gerektiğini belirtmek tek başına gelişimsel bir sorun veya tanı anlamına gelmez. Çocuğun yaşı, davranışın görüldüğü ortam, sıklığı, zaman içindeki değişimi ve verilen desteklere nasıl karşılık verdiği birlikte değerlendirilmelidir.
Evde yaptığı bir şeyi okulda yapmaması normal mi?
Olabilir. Ev ve okul farklı sosyal ortamlardır. Çocuğun grup büyüklüğü, yetişkinle ilişkisi, akranların varlığı, günlük düzen ve beklentiler değiştiğinde davranışı da değişebilir. Bu farklılık, aile ve öğretmenin gözlemlerinin birlikte değerlendirilmesini değerli hale getirir.
Anaokulu gelişim raporuyla çocuğa tanı konabilir mi?
Hayır. Gelişim raporu tanı koymak için kullanılan bir araç değildir. Öğretmen gözlemleri bazı alanların daha ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini düşündürebilir ancak gelişimsel veya psikiyatrik tanı için uygun profesyonel değerlendirme gerekir.
Gelişim raporu görüşmesinde veli öğretmene ne sormalı?
En yararlı sorulardan bazıları “Bunu hangi durumlarda gözlemliyorsunuz?”, “Dönem başından beri ne değişti?”, “Okulda nasıl destekliyorsunuz?”, “Hangi yaklaşım işe yarıyor?” ve “Önümüzdeki dönemde birlikte neyi takip etmeliyiz?” sorularıdır.
Kaynakça
Millî Eğitim Bakanlığı. (2024). Okul Öncesi Eğitim Programı. T.C. Millî Eğitim Bakanlığı, Temel Eğitim Genel Müdürlüğü. Program, okul öncesinde değerlendirmenin gözleme dayalı, gelişim odaklı ve süreç içerisinde yürütülmesini esas almaktadır.
Millî Eğitim Bakanlığı, Temel Eğitim Genel Müdürlüğü. (2025). Okul Öncesi Eğitim Programı Gelişim Raporu / Öğretmen Bilgilendirme Kılavuzu. MEB, gelişim raporlarının çocukların gelişiminin sistematik biçimde izlenmesi ve ailelere anlaşılır değerlendirme sunulması amacıyla kullanılmasını tanımlamaktadır.
National Association for the Education of Young Children – NAEYC. (2020). Developmentally Appropriate Practice: A Position Statement of the National Association for the Education of Young Children. Değerlendirmenin farklı bağlamlarda, çocuğun günlük yaşamına gömülü ve gelişimsel özelliklerine duyarlı biçimde yürütülmesine ilişkin temel ilkeleri içerir.
National Association for the Education of Young Children – NAEYC. (2022). Using Observation to Guide Your Teaching. Erken çocukluk eğitiminde gözlemin çocuğun ilerlemesini, güçlü yanlarını, ilgi alanlarını ve ihtiyaçlarını anlamadaki işlevini ele almaktadır.
U.S. Department of Health and Human Services, Head Start. Child Screening and Assessment / Ongoing Child Assessment. Erken çocukluk değerlendirmesini gözlem ve farklı bilgi kaynaklarının kullanıldığı, çocuğun gelişimini zaman içerisinde takip eden devamlı bir süreç olarak ele almaktadır.
Lipkin, P. H., & Macias, M. M. (2020). Promoting Optimal Development: Identifying Infants and Young Children With Developmental Disorders Through Developmental Surveillance and Screening. Pediatrics, 145(1), e20193449. Amerikan Pediatri Akademisinin raporu, gelişimsel izlemin boylamsal niteliğini ve aile, eğitimci ve diğer profesyonellerden gelen bilgilerin birlikte değerlendirilmesinin önemini ele almaktadır.